Röportaj: Sigorta Sektörünün AB'ye Uyum SüreciKonu: AB'ye uyum sürecinde ciddi sorunlar yaşamayacağımızı gördük Kaynak: Dünya Gazetesi Sigorta Sektörünün AB'ye Uyum Süreci Hakkında:
|
AB'ye uyum sürecinde ciddi sorunlar yaşamayacağımızı gördük
Sigorta sektörünün AB'ye uyum konusunda müzakerelerin başladığını, ilk toplantının 29-30 Mart'ta yapıldığını açıklayan Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç:
AB'YE UYUM SÜRECİNDE CİDDİ SORUNLAR YAŞAMAYACAĞIMIZI GÖRDÜK
Avrupa Birliği'ne üyelikte, sektörlerin uyumu için süren müzakerelerde sigorta sektörüne yönelik uyum süreci başladı. 29-30 Mart tarihlerinde yapılan ilk toplantı da AB sigorta uzmanları Avrupa Birliği'ndeki sigorta sistemini Türk uzmanlara anlattılar...
Konuyla ilgili bilgi veren Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç, Tanıtıcı Tarama sürecinin tamamlandığını, sıranın Ayrıntılı Tarama sürecine geldiğini söyledi. Ahmet Genç, AB uzmanları ile yaptıkları görüşmeler sonucunda uyum noktasında çok ciddi problemlerin yaşanmayacağını vurguladı.
Tarama süreci için, yalnızca sigortacılık konuları ile ilgili olmak üzere, Hazine Müsteşarlığı'nda ağırlıklı olarak uzmanlardan oluşan 10 kişilik bir teknik ekip kurulduğunu belirten Genç, 2-3 Mayıs'ta Brüksel'de yapılacak toplantıda AB uzmanlarına Türk sigorta sektörünü anlatacaklarını bildirdi. Ahmet Genç, sigorta sektöründe yürütülen tarama süreci hakkında DÜNYA'nın sorularını şöyle yanıtladı:
- AB ile sigortacılık konusunda müzakereler başladı, gelişmeler nelerdir?
Konunun genel çerçevesine değinmek istiyorum, burada sigortacılığın yeri nerede, öncelikle ondan bahsedeyim. Tarama sürecinin bir yıl sürmesi bekleniyor ve hızlı bir şekilde devam ediyor. AB ile müzakere edilecek konu başlıkları 35 fasıldan oluşuyor ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın Başkanlığı'nda yürütülüyor. Sigortacılık, Mali Hizmetler bölümü altında ele alınıyor. Tarama süreci de iki bölümden oluşuyor. Biri, "Tanıtıcı Tarama Süreci" diğeri "Ayrıntılı Tarama Süreci". Tanıtıcı Tarama'dan somut olarak anlaşılan, AB uzmanlarının Avrupa Birliği'ndeki sigortacılığı bize anlatması. Ayrıntılı Tarama diye tabir edilen konu da, bizim onlara sigortacılıktaki kendi düzenlemelerimizi anlatmamız. Bunun birincisi, yani Tanıtıcı Tarama 29-30 Mart'ta yapıldı.
- O toplantılarda hangi konular konuşuldu?
Yasal çerçeveden tutun da sigorta şirketlerinin nasıl kurulacağına, ruhsat prosedürüne, yeniden yapılanma ve tasfiyeye, zorunlu trafik sigortasına, Yeşil Kart sistemine, yatırım kurallarına, aracılarla ilgili düzenlemelere, sigortalıların bilgilendirilmesi ile ilgili konulara, reasürans konusuna, denetim ve gözetime, muhasebe sistemine, idari kapasiteye kadar birçok konu ayrıntılı olarak anlatıldı. Şunu söyleyeyim, sigortacılığa gerçekten çok önem veriyorlar.
- Siz de Türkiye'deki uygulamaları anlattınız mı?
Biz 2-3 Mayıs'ta Brüksel'de anlatacağız, yani Ayrıntılı Tarama olacak. Bu şekilde açık noktalar, uyumlu noktalar ortaya çıkacak.
- Hazine bünyesinde sigortacılık görüşmelerinin yürütülmesi için özel bir ekip kuruldu mu?
Tarama süreci için, yalnızca sigortacılık konuları ile ilgili olmak üzere, Hazine Müsteşarlığı'nda ağırlıklı olarak uzmanlardan oluşan 10 kişilik bir teknik ekip kurulmuştur.
- Peki, AB uzmanlarını dinlediniz, izlenimleriniz neler? Anlattıkları ile Türkiye'deki sigortacılığı karşılaştırdığınızda farklar gözlemlediniz mi?
Tabii bir gün içinde her şeyin detaylı olarak konuşulması mümkün değil. O yüzden genel bir tanıtım yapıldı. Bakın, bizde 1994 yılında çıkartılan tüm Kanun Hükmünde Kararnameler, AB uyumu gözetilerek yapılmış. Nitekim yükümlülük karşılama, teknik karşılıklarda uyum getirilmiş. Daha sonraki yıllarda AB'nin kendi mevzuatı da hareket halinde olduğu için bazı uyumsuz noktalar oluşmuş. Yükümlülük karşılama daha farklı hale dönüşmüş. Gerçi geçen Mart ayında yaptığımız düzenleme ile onu da uyumlu hale getirdik. Benim gözlemlediğim uyum noktasında çok ciddi problemlerimizin olmayacağı yönünde. Kaldı ki "pazara giriş", "karşılıklar" ile ilgili hususlar üyeliklerle halledilecek konulardır. Bazı konular var tam üyelikle halledilebilir, öyle konular var ki tam üye olmadan çözülmesi gerekiyor. O noktada da çok fazla uyumsuzluğumuzun olmadığını düşünüyorum, dinlediklerimiz çerçevesinde.
- Uyum sağlayamadığımız, daha doğrusu eksik olduğumuz noktalar neler?
En temel fark, tüketicilerin bilgilendirilmesine yönelik. Diğer konularda uyum daha kolay olacak gibi gözüküyor. Mesela, "teknik karşılıklar" konusu bizde çoğu teknik karşılık var ve uygulama halinde. Bunun dışında "ek kazanılmamış primler karşılığı", "IBNR" gibi konularda birkaç eksiğimiz var. Yavaş yavaş uyum sağlamaya çalışıyoruz ama yine de bir miktar eksiğimiz olduğu bir gerçek. Daha da önemlisi "teknik karşılıklar"ın, yani rezervlerin aktifte mutlaka bir karşılığı olması gerekiyor. Bu yönde mutlaka bir düzenleme getirmeliyiz. Kanun taslağımızda da böyle bir hüküm var zaten. Şirket kuruluşlarında mesela iki yöntem olmayacak. Bir ön izin alıyorlar sonra ruhsata geliyorlar. Bir başka konu branş bazında sermaye. Şu anda sektöre 10 trilyon sermaye ile giriyorlar ve tüm branşlarda ruhsat alabiliyorlar. AB'de ise bir taban sermaye var, 3 milyon Euro, buna ilave olarak da her branş için ayrı sermaye belirlenmiş. Kaç branşta çalışacaksanız ona göre ilave sermaye koyuyorsunuz. Biz de bu düzenlemeyi yeni kanun taslağına koyduk. Yeni taslakta beş trilyon taban sermaye var ki, bu 3 milyon Euro'nun TL'ye çevrilmiş karşılığı, ona ilave olarak branş bazında sermaye gelecek.
- Bildiğim kadarıyla sizler zaten AB'ye uyum konusunda çalışmalara çoktan başladınız?
Bu tarama süreci öncesinde, AB'ye uyum konusunda, büyük ölçüde biliyorduk; nerede uyumluyuz, nerede uyumsuzuz diye. Onlara uymak için de çalışmalar yapılıyordu. Onun için bizim açımızdan zor olmayacak diye düşünüyorum.
- Uyum konusunda belirli bir süreç var mı?
Tüm fasıllar için tarama süreci bir yıl içinde bitecek. Sigortacılıkta da bitecek. Bittikten sonra da uyumsuz olan yerlerle ilgili bize 'Bunlara ne kadar zamanda uyum sağlarsınız?' diye bir soru yöneltecekler. Tabii, bizim de tam üyelikte uyumlaşabileceğimiz konular var, kısa vadede uyumlaştıracağımız kısımlar var. Biz de ona göre bir planlama yapıp, o çerçevede hareket edeceğiz.
- Bu uyum süreci içinde çıkacak kanunların, belirli sürede uygulamaya girmesi gerekiyor mu?
Biz yeni kanun taslağında; uyumsuz olduğumuz, tam üyelikle birlikte uyumlaştırmayı planladığımız kısımları Bakanlar Kurulu kararına bağladık. Böyle olunca, biz bu kanunu çıkarttığımızda, diyelim ki tam üyelik oldu, o zaman kanun değişikliğine ihtiyacımız olmayacak. Bakanlar Kurulu bir karar alarak gerekli yükümlülüğü yerine getirecek.
- Merak ettiğim bir konu var: Bazen AB'deki uygulamaları Türkiye'ye adapte ettiğinizde sorunlar yaşanabilir, bize uymayabiliyor. Böyle bir endişeniz var mı?
Düzenlemelerin çoğunda üye ülkelere inisiyatif tanınıyor. Mesela, sermaye yeterliliği düzenlemesi Avrupa'da oldukça gevşek şu anda. İngiltere'de ise AB geneline göre daha sıkı bir düzen var, şirketlerin sermaye yeterliliği ile ilgili. Nitekim biz de sermaye yeterliliği ile ilgili Mart ayında yeni bir düzenleme getirdik, koyduk. Ayrıca burada AB yaklaşımına ilave olarak ABD'de, İngiltere'de uygulanan bir yönetim de ekleyerek, bir miktar daha sıkı düzenleme getirdik. O açıdan baktığımızda bize uymaz diyebileceğimiz bir düzenleme göremiyorum.
- Bundan sonra yapacağınız düzenlemeler var mı?
Bakın, AB'de bir üye ülke, bir şirkete ruhsat verdiği zaman, o şirket artık 25 üye ülkenin hepsinde izin almadan şube açıp, faaliyet gösteriyor. Biz de üye olduğumuzda bu olay gerçekleşecek. Bu tür bazı uygulamalar var ve bunlar, kanunla Bakanlar Kurulu'na tanınan yetki içinde. Onun ötesinde şu anda taslak kanuna koyduğumuz bir hüküm var, reasürans tekeli ile ilgili. Tekel konusu 2006 yılının sonunda bitiyor, uzatılması da düşünülmüyor. Kısa vadede bu tekel konusunun kalkması var. Trafik sigortalarında teminat limitlerinin uyumlaştırılması için AB'nin yaklaşımı beş yıllık geçiş süreci veriyor. Bunu üyelikten sonra beş yıl mı, yoksa belirli bir tarihten sonra beş yıl mı, bunlar tamamen müzakerelerde belli olacak konular.
"AB ile en temel farkımız, tüketicilerin bilgilendirilmesine yönelik"
Ahmet Genç, AB ile uyum süreci içinde geçen müzakerelerde Türk sigortacılığı ile AB arasında en temel farkın tüketicilerin bilgilendirilmesi ve tüketicilerin bilgilendirilmesine yönelik konular olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Bu konuda bizim biraz daha fazla düzenleme yapmamız gerekiyor. Mesela onların düzenlemelerinde diyor ki, “Aracılar, satış öncesinde muhakkak suretle sigortalıyı doğru bilgilendirecek”. Bir ikincisi şikayetlerle ilgili açık bir prosedür olacak. Yani, vatandaşın şikayetlerini dile getirmesi için devlet önceden bir düzenleme yapmış olacak, vatandaş nereye şikayet edebilir, nasıl sonuç alabilir, yargı yolları ne olabilir gibi.
Bizde şu anda bilgilendirme var, yanlış bilgilendirmenin cezası da var ama o bahsedilen prosedürü gösteren bir yönetmelik, bir düzenleme yok. Nitekim biz de zaten son bir yıldır sigortalıları bilgilendirmeye yönelik, AB uygulamaları ile paralel bir yönetmelik üzerinde çalışıyoruz."
|