07 Eylül 2010
   

Kullanıcı Adınız Şifreniz  
Şifremi unuttum    



Röportaj: Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Gn.Md.V. Dr. Ahmet Genç

Konu: Kısa Vadeli Çıkarlar İçin Uzun Vadeyi Feda Etmeyin

Kaynak: Dünya Gazetesi

Kısa Vadeli Çıkarlar İçin Uzun Vadeyi Feda Etmeyin

Sigorta Sektöründeki Yeni Düzenlemeler

Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Gn.Md.V. Dr. Ahmet Genç tarafından Dünya Gazetesi'ne sigorta sektöründeki yeni düzenlemeler hakkında açıklamalarda bulundu.

“Kısa Vadeli Çıkarlar İçin Uzun Vadeyi Feda Etmeyin”

Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü Genel Müdür Vekili Dr.Ahmet Genç, son birkaç yıl içinde Hazine'nin sigortacılığa yönelik çok ciddi çalışmalar yaptığını söyledi. Sn.Genç, ‘Nereye gittiğimizi biliyoruz' diyerek, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin ise kısa vadeli çıkarlar için uzun vadeyi feda etmemeleri gerektiğinin altını çizdi. Sn.Ahmet Genç, sorularımızı şöyle yanıtladı:

•  Hazine'nin birkaç yıldır sigorta sektörüne yönelik, ciddi çalışmaları var. Sohbetimize neler yapıldığını özetleyerek başlayalım…

2002'ye yeni düzenlemeler ile girdik. İlk yaptığımız iş; bağımsız denetime çeki-düzen vermek oldu. Bundan önce bir şey daha yaptık, müdahale ettiğimiz şirketlerde Garanti Fonu hemen devreye giremiyordu. Çünkü kanun, iflas şartını getiriyordu. Bunun üzerinde, iki maddelik bir kanun değişikliğini, sevk ettik. 'İflası beklemeyip, Hazine şirketin ruhsatını iptal ettiğinde Garanti Fonu devreye girer' hükmünü getirdik. Sistem iyi işledi. Bugün gelinen nokta şu: 85 bin dosya gitti. Garanti Fonu'na ve 57 bin müracaatçı var, süreklide değişiyor. Bunların 30 binine ödeme yapıldı. Kalanlar da belgelerini tamamladıkça,ödemeleri yapılıyor. Her ay dört bin dosya ödemek için talimat verildi fona, haziran ayının sonuna kadarda müracaatların bitmesini bekliyoruz.

Bunların hemen ardından ‘cari rizikolar karşılığında gün esası'nı yürürlüğe koyduk. 2004'te geldiğimizde ise''muallak hasar karşılıklarının standardını' düzenledik ki, bu da çok önemliydi. Yine 2004'te çalışma yönetmeliğini değiştirdik ve ‘mali düzey yetersizliği' sayılan halleri somut olarak saydık.

•  Bir de geçen yıl kurulan Trafik Sigortası Bilgi Merkezi(TRAMER) var…

İşte tüm bu uygulamaları hayata geçirdikten sonra sıra, en kritik ve 2001'de batan bazı şirketlerin zafiyeti olan trafik sigortalarına geldi. Yapılan çalışmalar sonunda 1 Temmuz 2004'te TRAMER oluşturuldu ve bu senenin Temmuz ayına gelindiğinde milyonlarca araç ve poliçeyle ilgili temiz, önemli bir veri tabanı oluşacak.

Hazine olarak yaptıklarımız bunlarla da sınırlı kalmadı. Hem uluslar arası muhasebe standartlarına, hem de Avrupa Birliği standartlarına uygun bir muhasebe sistemi iddianamesi yayınlandı, 1 Ocak 2005'te yürürlüğe girdi. Buna paralel,bu sene içinde en az on beş tane tebliğ çıkacak. Gene uluslar arası standartlarda yaptığımız bir konu da iç denetim ve iç kontrol. Onu da 1 Ocak 2005'te yürürlüğe koyduk.

•  Peki, sektörün kanunu ne zaman çıkacak? Mesela kimi kesimler yasanın çıkmamasını, hükümetlerin sigortaya önem vermemesine bağlıyor…

Öncelikle; umut ediyorum, kanunumuz bu sene çıkar. Bakın, bizim son yıllarda yaptıklarımızla ikinci mevzuat adına ne varsa pek çok şey zaten yüzde doksan bitirilmiş olacak. Diğer konuya gelince, hükümetlerin önem vermemesi, kısmen doğru. Bu sektör küçüktür, ilgiye değmez diye düşünülebilir. Bir başka gerekçe de bu sektörde taraflar fazla. Brokeri var acentesi var, sigorta şirketi var, reasürörü var. Herkes bir tarafa çektiği zaman, konsensüs sağlanamıyor, bu da belli ölçüde hızlı hareketi engelliyor.

•  Gelelim sektöre ve sektördeki şirketlerin durumuna… Bugün bazı şirketler zarar ediyor, bunlara karşı bir müdahalede bulunmayı düşünüyor musunuz?

Bakın, biz her üç ayda bir analiz yaparız. Bizim ‘yakından izlenen şirketler listesi' sürekli yenilenir. Orada sürekli alarm veren şirketler, bizim gözetimimiz altındadır. Zarar ediyorsa o bize gelmiştir, bir fizibilite koymuştur ortaya. O fizibiliteyi takip ediyoruz. Yani bir gaflet söz konusu değil.

  Bu sektörde son iki senede çok ciddi şirketler elendi, neydi asıl sorun ki,domino taşı gibi arka arkaya devrildiler?

Bir neden, trafik sigortalarındaki uygulama. Acente var, onun tali acentesi var, talinin bile talisi var. Neredeyse discount edilmiş hazine bonoları gibi olmuş poliçeler. 100 milyon liralık poliçeyi ben size 80 milyona veriyorum, siz talinize 60'a veriyorsunuz o da kasaba ve köylere 45'e dağıtıyor. Ondan sonra siz bunun altından kalkamıyorsunuz. Bir neden bu. Birkaç şirket bu yüzden gitti. Tabii,şunu da söylemek lazım, 97'nin sonunda ‘erken uyarı modeli' diye bir şey uygulamaya koyduk. 97 Kasım'ında, 22 tane şirket vardı alarm veren.O günden beri biz hep izliyoruz.

•  Şu anda uyarı gönderdiğiniz şirketler var mı?

Her zaman gönderiyoruz.

•  Sektörde yıllardır süren, şirketlerin bile kendi kendine şikayet ettiği rekabet konusunda siz ne diyorsunuz?

Öncelikle şunu söyleyelim, bizim asli görevimiz sigortalının haklarını korumaktır. Şu bir gerçek,aşırı düşük fiyatla kasko satılıyor. Bunun zarar ettirdiği belli ki, çoğu da zarar ediyor zaten. Bir taraftan bakıyorsunuz buna müdahale etmek gerekiyor ama daha da kötüsü, ciddi bir şekilde müdahale ettiğinizde fiyatlar aşırı yükselir, bu sefer de vatandaş mağdur mu olur diye endişeye kapılıyorsunuz. Biz, ikisi arasında kalıyoruz. Büyük, pazara hakim şirketlerin bu hakim konumlarını iskonto yoluyla aşırı indirim yapmaları lazım diye düşünüyorum. Doğru tarife uygulamaları lazım.

•  Doğru söylüyorsunuz ama, bakıyorsunuz birçok şirket bu işten zarar ediyor. O zaman da müdahale etmek gerekmiyor mu?

Biz serbest piyasa şartlarına müdahale etmeyiz ama, onun başka yöntemleri de var. Ne yaparsınız; kasko branşının risk ağırlığını artırırsınız, o zaman şirket kaskoyu çok yazıyorsa onun gerektirdiği sermaye yüküne de katlanır. Bu da doğru tarife uygulamaya zorlar, şirketi. Böyle yöntemler var, belki bunlar düşünülebilir. Ama önce AB uygulamalarını görmemiz lazım.

•  Sektörle aranız nasıl? Çünkü bazı noktalarda sektörle Hazine'nin ters düştüğü görülüyor…

Tabi Sigorta Şirketleri Birliği'nin bakış açışı kendi çıkarlarıdır ve normaldir. Biz kendimize göre düzenleme yaparız, kamu yararına olduğuna inandığımız şeyler, o zamanda hoşnut olmayabilir sigorta şirketleri. Çok sayıda iş birliği yaptığımız alan da var, bunları da göz ardı etmemek gerekir. Bana göre ilişkiler kötü demek çok doğru değil, diye düşünüyorum.

•  Sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Sektöre şu mesajı vereceğim; sektör kısa vadeyi düşünmesin uzun vadeyi, kurumsallaşmayı düşünsün. Kısa vadeli çıkarlar için uzun vadeyi feda etmeyelim. Sigortacılık sektörü Türkiye için çok önemli. Hep konuşuluyor, 'bir potansiyel var sigortacılıkta ama gerçekleştirilemiyor' diye, işte biz son iki yılda bunu yapmaya çalışıyoruz.

Sektörde, Sigorta Şirketleri Birliği'nde de yeniden yapılanma var. Onlar da bunu algılamış gözüküyorlar. Sanıyorum, uyum olacak. Şu anda sigorta pazarı 2004 sonu itibariyle 5 milyar dolara geldi.Potansiyel 20 milyar dolardır, ilk hedef. Eğer bizim düzenlemelerimize sektör destek verir, kendi organizasyonlarını hazır hale getirir, hızlı hareket ederlerse, mevcut durumu üç-dört yılda ikiye katlarız ve bu da sürpriz olmaz.

“TAVSİYEMİZ, KÜÇÜK ŞİRKETLERİN BİRLEŞMESİ”

  Bu güne kadar kaç şirkete el koydunuz?

15 şirkete

•  Peki bu şirketlerde durum nedir?

Bunların altısı hariç diğerlerinin kaynakları sigortalıların hasarını karşılamaya yetti. Yani,sekiz şirket kendi yağı ile kavruldu. Altı tanesi Garanti Fonu'na geldi, onlarda da ödemeler devam ediyor. Bunlardan bir kısmı iflas etti ve İflas Masas'ında. Bir kısmı TMSF'de ve bunların bir kısmı da faaliyetlerine devam ediyor.

•  Bir de kendi kendine, tabii yine sizin izninizi alarak, faaliyetini durduran, artık poliçe kesmeyen şirketler var, bunların durumu nedir?

Bizim orada şartımız; vatandaşın haklarını korumaları yani, tazminat ödemeye devam etmeleri.

•  Siz, bu şirketlerinizi satın diyor musunuz?

Bizim genel tavsiyemiz, küçük şirketlerin birleşmesidir. Bunu açıkça söylüyoruz. Sermayesi yetersiz olanlara da ‘ya sermaye koyun ya da yeni bir ortak bulun' diyoruz.

•  Küçük şirketlerle birleşin derken, küçük şirketle kastınız ne?

Baktığınız zaman onlar belli zaten. Aslına bakarsanız bizim sektörün tamamı küçük. Dünyadaki başka şirketlerle kıyasladığınız zaman en büyüğü de küçük kalıyor. Kaldı ki, daha çok küçük şirketler var. Birleşerek, güçlü yapı içerisinde faaliyet gösterseler daha iyi olur.

•  Bundan sonra da müdahale olacak mı?

Mümkündür ama, nereye gitmek istediğimizi biliyoruz ve ciddi tedbirler de aldık. Bu seneyi de geçirirsek, bu tedbirler bağlamında, çok daha iyi noktalara geleceğimize inanıyorum.

Dr. Ahmet Genç, yeni düzenlemeleri anlattı

1. Bir ombudsman müessesi getirmek istiyoruz. Vatandaş ufak-tefek şeyler için mahkemeye gitmiyor, ama hakkının yenildiğine de inanıyor ve güven sarsılıyor. Bu sistemle ufak sorunları çözersek güveni de kazanmış oluruz.

2. Doğal Afet Sigortalar Kurumu (DASK) Kanunu var…Yıllardır sigorta şirketleri DASK ‘ ta kendilerinin poliçe kesememesinden ve prim geliri yazamamaktan yakınıyorlardı. Yeni kanunda zorunlu deprem sigortasını kendileri yazabilecekler. Tabii, Hazine'nin belirlediği mali yeterlilik kriterlerine uygun olan şirketler, bunu kesebilecek. Yani herkese bu hakkı vermeyeceğiz.

3. Yapı sigortası da DASK kanunu ile birlikte ilerliyor. Bugün sınai ve ticari binaların zorunlu sigortası yok. Yeni inşaatlarda 10 yıl süreyle deprem sigortasını zorunlu hale getireceğiz. Ama bunu DASK'a tabi kılmayacağız, serbest piyasaya bırakacağız. Hatta burada diğer doğal afetleri de kapsama alma durumu olabilir.

4. Mesleki sorumluluk sigortasının gövde genel şartlarını bitirdik. İlk yapmak istediğimiz avukatların, doktorların ve mali müşavirlerin mesleki sorumluluk sigortasıyla ilgili klozlarını düzenlemek. Bir ay gibi bir süre içinde resmi görüşlere açılır. Burada parlemantoya bağlı değiliz, müsteşar makamının onayıyla yürürlüğe koyabiliriz.

Elektronik imza ile ilgili genel şartlar resmi gazetede çıktı. Bu konuda da mecburi sigorta var. Eğer siz elektronik imza kullanmak istiyorsanız ve bu hizmeti firmadan alıyorsanız, o firmanın hatası nedeniyle siz zarar uğrarsanız, bunu sigorta şirketi karşılayacak. Bu konuda da çalışmalarımız sürüyor.

 


Online Danışma Forum Mesaj Panosu

Bilgi Bankası
- Raporlar
- Mevzuat
- Sigorta Şirketleri
- En Yakın Acente
- Kim Kimdir?
- Linkler
- Sigorta Terimleri Sözlüğü

Haber Merkezi
- TRAMER'deki Gelişmeler
- Sektörden Haberler
- TRAMER'den Haberler
- Duyurular
- Medyada TRAMER
- Güncel Haberler

Yazı Dizileri
- TRAMER'den
- Ayın Konusu
- Uzman Gözüyle
- Röportajlar
- E-Broşür
- E-Bülten

Tüketici Köşesi
- Tüketiciye Uyarılar
- Aracınız ve Siz
- Genel Bilgiler
- Bilginizi Test Edin
- Sıkça Sorulan Sorular



Soru: 1 Nisan 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Yanlızca Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı Uygulamasını faydalı buluyor musunuz ?






Copyright 2004, Trafik Sigortalari Bilgi Merkezi - TRAMER | Yasal Uyari
Marka Tescil Belgelerimiz için tiklayiniz.