Sigorta Sahtekârlıkları Sorunu Ve Çözüm Önerileri
Sigorta sahtekârlığı, sigorta şirketinin kararını değiştirecek önemli bir gerçeğin gizlenmesi ya da gerçekdışı bir beyan yoluyla gerçekleşen bir suçtur. Bu suç birçok ülkede vergi kaçakçılığından sonra en yaygın ekonomik suç olarak da kabul edilmektedir.
Sigorta sahtekârlığının gerçekleşebilmesi için; · eylemin aldatma amacıyla yapılmış olması, · eyleme başvuran kişinin yaptığı şeyin yanlış olduğunu biliyor olması, · kişinin sigorta şirketinin hasar ödemesine neden olacak yanlış bir beyanda bulunması ya da yanlış beyanın oluşturulmasına yardım etmiş olması, · hasar ödemesinin sunulan yanlış beyana doğrudan bağlı olması gerekmektedir.
Azılı bir suç çetesinden sıradan bir sigortalıya, sigorta aracısından sigorta şirketi çalışanına, tamirciden itfaiye memuruna kadar poliçe ile ilgili işlem yapan her kesimden kişinin dahil olabildiği çok boyutlu ve karmaşık bir suç türü olan sigorta sahtekarlığı, merdiven altı tamirhanelerde de gösterişli yönetim kurulu odalarında da işlenebilmektedir.
Toplam sigorta sahtekârlığı maliyetinin %10’unu teşkil ettiği kabul edilen ağır sigorta sahtekârlığı, birinin bilerek uydurma hasar ya da planlanmış kaza tertip etmesi, aynı hasar için birden fazla kez tazminat başvurusunda bulunması, aracına bilerek zarar vermesi ve benzeri yollara başvurması yoluyla yapılan profesyonel ve organize sigorta sahtekârlığı türüdür.
Fırsat sahtekârlığı da denen ve toplam sahtekârlık maliyetinin % 80’ini oluşturduğu kabul edilen diğer tür sahtekârlık ise, sıradan insanların meşru bir hasar bedelini bilerek şişirmesi, artırması, düşük prim ödemek ya da teminat alabilmek amacıyla sigortalanma aşamasında bilerek yanlış bilgi vermesi, oluşan kazaya ilişkin gerçek dışı beyanlarda bulunulması gibi yollarla gerçekleştirilmektedir. Kalan %10’luk maliyetin ise amatör nitelikteki basit yolsuzluklardan oluştuğu kabul edilmektedir.
Oto, sağlık ve ev sigortaları başta olmak üzere tüm sigorta dalları sigorta sahtekârlıklarından etkilenmektedir.
Sigorta sahtekârlıkları risk kabul ve sigortalanma aşamasındaki sahtekârlıklar ve hasar aşamasındaki sahtekârlıklar olarak da alt gruplarda incelenebilir. Ayrıca kanıtlanmış ve şüpheli durumda olmalarına göre de sigorta sahtekârlıkları ayrı başlıklarda değerlendirilebilecektir.
Sigorta sahtekârlığı dışında, sigortacılıkla ilgili ticari nitelikteki suç kapsamında yer alabilecek yaygın yolsuzluk ve dolandırıcılık biçimleri ise, · Aracılar tarafından tahsil edilen sigorta primlerinin sigorta şirketlerine aktarılmayıp zimmete geçirilmesi (güveni kötüye kullanma), · Sigortanın yetkisi olmayanlar tarafından yapılması ve primlerinin yetkisiz kişiler tarafından tahsil edilip hasarların ödenmemesi, · Birleşme ve devralma yoluyla sigorta şirketi mal varlıklarının amacı dışında yerlere aktarılması şeklinde sıralanabilir.
Amerikan Federal Araştırma Kuruluşunca (FBI), sigorta sahtekârlıklarının sağlık sigortaları hariç her yıl 40 milyar Dolara maliyete neden olduğu belirtmektedir. İngiliz Sigortacılar Birliği’nce (ABI), sigorta sahtekarlıklarının İngiliz sigortacılık sektörüne maliyetinin bir önceki yıla göre %24 artışla 2008 yılında 1,9 milyar Sterlin’e ulaştığı belirtilmiştir. Bu, her bir İngiliz ailesinin fazladan 655 Sterlin prim ödemesi anlamına gelmektedir. Bu konuya ilişkin kapsamlı bir çalışma bulunmamakla birlikte, hasar başvurusunda bulunan yaklaşık her dört arabadan birinin park halindeyken çarpıldığı (hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacak kadar yüksek sayıda) beyan edildiği gerçeğinden sahtekârlık sorununun ülkemizdeki boyutları hakkında da ipuçları elde etmek mümkün olacaktır. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde sahtekârlığın getirdiği yükün daha da artış gösterdiği ise bir diğer kabul gören görüştür.
Yukarıda belirttiğimiz sahtekârlık türlerinden en çok üzerinde durulması gereken konu ise oransal ağırlığı da dikkate alındığında fırsat sahtekârlıkları grubu olacaktır. Günümüzde azımsanamayacak sayıda sıradan dürüst sigortalının sigorta sahtekarlığını mağduru olmayan bir masum girişim olarak algıladığı görülmektedir. Bu suç çoğu kez göz yumulacak ve görmezlikten gelinecek bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Birçok sigortalı “yüksek” prim ödeyerek geçirdikleri hasarsız ya da az hasarlı birkaç yıldan sonra kendilerinde sigorta sahtekârlığına başvurma hakkını görebilmektedirler. Yargılama sistemlerinin yeterince etkin çalışmaması ve bu konuya özgü ayrıntılı yasal düzenlemelerin bulunmayışından da kaynaklanan bir diğer algılama ise, sigorta sahtekârlığının yakalanma riski düşük ve kolay kazanç elde etme yöntemi olduğudur.
Ana prensibi “iyi niyet” olan sigortacılıkta, sahtekârlığın işin doğasından kaynaklandığını düşünmenin, çözümü sahtekârlık maliyetinin tüm sigortalılar arasında eşit paylaştırılmasından ibaret kabul etmenin, her şirketin kendi bünyesinde alacağı çoğu dar kapsamlı sahtekârlıklarla mücadele programlarını yeterli görmenin ve konuyu yok saymanın ve benzeri yaklaşımların sorunun çözümüne katkı sağlamayacağı kanısındayız.
Sonuç olarak sigorta sahtekârlığının sigorta sektörüne ve tüm sigortalılara getirdiği ağır bedellerin en aza indirilmesinin verilecek bütünleşik, sürekli, aktif bir ortak mücadele ile mümkün olabileceği düşüncesiyle aşağıdaki çözüm önerilerimizin sektör tarafından ele alınması gerektiği düşüncesindeyiz. · Kamunun bu konudaki farkındalığının artırılarak sigorta sahtekârlığı suçuna karşı gösterilen müsamahanın ortadan kaldırılması amacıyla ulusal kapsamlı bilgilendirme kampanyalarının düzenlenmesi, · Ortak bir sigorta sahtekârlıkları mücadele ve ihbar merkezi kurulması, · Oluşturulacak merkezi bir veri tabanı ile şüpheli sigorta sahtekârlıklarına ilişkin bilgilerin sigorta şirketleri, güvenlik güçleri ve diğer finansal kuruluşlar arasındaki paylaşımının mümkün hale getirilmesi, · Merkezi veri tabanındaki veri madenciliği uygulamaları ile sahtekârlık konusu olabilecek şablonların ortaya çıkarılarak elde edilen bilgilerin sistematik paylaşılmasının sağlanması, · Sigorta sahtekârlıklarına ilişkin yasal yaptırımların etkinliğinin artırılması amacıyla gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını sağlamak için girişimlerde bulunulması.
Kaynaklar: http://www.tramer.org.tr/, http://www.abi.org.uk/, http://www.statutelaw.gov.uk/ , http://www.iii.org/, http://www.cila.co.uk/, http://www.fbi.gov/publications/fraud/insurance_fraud.htm, http://en.wikipedia.org/wiki/Insurance_fraud, http://www.insurancefraudbureau.org/
|